Binlerce video onbinlerce resim. Aradığın herşeyi bulabileceğin dünyaya girmek için
üye olmalısın
Sen de bugün aramıza katıl, şanslı kişiler arasında yerini al ;) Eğer üye iseniz aşağıdan giriş yapabilirsiniz.
Şu uydu çanağının ortasına takılan şey. Low Noise Block downconverter. Mikrodalga kafa, düşük gürültülü konverter. Çanak uydudan gelen yayını odak noktasına toplar, bu cihaz da toplanmış olan bu mikrodalga (2-50GHz) sinyali güçlendirip, üzerinde elektronik işlemlerin daha rahat yapılabileceği daha alt bir frekans bandına (1-2GHz) dönüştürür. Esas olarak üç ana kısmı bulunur. Besleme ağzı(feed) , yükseltici(amplifier), ve alt frekansa dönüştürücü(converter). Uydulardan gelen yayınların bulunduğu (2-50Ghz) arası bant dilimlere ayrılarak sırasıyla S, C, X, Ku, Ka, EHF,V bandları olarak adlandırılmaktadır.. Burada sadece ticari haberleşme uydularının radyo TV yayınlarını almakta kullanılan C (3.4 - 4.2GHz)bandı ve Ku (10.7 - 12.75 GHz) bandı LNB'lerinden söz edilecektir.
LNB Nasıl seçilir ?
Size gereken LNB'nin hangisi olduğunu bilebilmek için öncelikle "Hangi yayınlar izlenecek, hangi çanak kullanılacak?, kaç kullanıcı izleyecek? sorularının cevabını bilmek gerekiyor. Eğer amacınız kendinize küçük çanaklı bir uydu sistemi kurup Türk ve Avrupa yayınlarını izlemek ise o zaman aşağıda anlatılan onca şeyin hepsini öğrenmeniz kesinlikle gerekmiyor. Size gereken kendinden offset feedli bir "Ku Universal LNBF' "dir. Böyle bir LNB Türk uydu yayınlarının tamamını, avrupa yayınlarının ise %95'ini almanız için yeterlidir. Piyasada satılan LNBlerin %95i bu türdendir. Fiyatları 15 dolar mertebesindedir ve birçoğu türkiyede üretilen 10-15 değişik markada piyasada bulunmaktadır.(Türk LNB üreticisi yok. Sadece sürümü çok olan modellerden yabancı isim markalarla montaj (CKD üretim) yapılmaktadır). Eğer çanak birkaç uydu alıcısına paylaştırılacaksa Twin veya Quad universal, merkezi sistemden çok kullanıcıya dağıtılacak ise Quattro Universal kullanılır. Piyasa markaları arasında bir tavsiyemiz yok. Ancak dünyanın belli başlı üreticilerinin (ALPS, ALPS, ASTROTEL, ASTRX, CAL - AMP/Gardiner, , CHAPARRAL, FTA (MTI Europe), GRUNDIG, HYTON, MTI, NICHIMEN, SAMSUNG, SHARP, SWEDISH, VECCOM, ZINWELL)sitelerine bir uğramanız oldukça aydınlatıcı olabilir.... Eğer çanağınız büyükse, veya almak istediğiniz yayınlar arasında C bandında olanlar da var ise veya uydudan zor alınabilen bir kanal veya data almak amacında iseniz, veya özel tipte bir LNB'ye gereksiniminiz var ise o zaman aşağıdaki teknik bilgiler işinize yarayacaktır sanıyoruz.
1995 yılındaki Nokia Mediamaster cihazını hatırlayanlarınız vardır. Binbeşyüz dolardan fazla fiyatıyla herkesin kolay kolay yanından geçebileceği gibi değildi. Şu anda ise onunla aynı özellikteki bir cihazı $150 dolar gibi fiyatlara kadar alabildiğinizi düşünürsek fiyatların en az 10 misli ucuzladığı kesinlikle söylenebilir (Gerçi o modelin hala hastaları var). Öte yandan marka ve model sayısındaki artış ise 100 kat sayılabilir. Global pazara çıkmış durumdaki yüzlerce modelin yanı sıra her ülkenin sadece orada bilinen markaları da var. Yani herşey çok değişti, o yüzden biz de iki yıl önceki yazımızı revize ettik.
Digital cihazların ülkemizde yaygınlaşmaya başladığı 1997 yılından bu yana geçen 5 yıl içinde cihazların teknik bakımdan birkaç nesil geliştiği, CPU'larının ve yazılımlarının hızlandığı, belleklerinin büyüdüğü ve muazzam bir evrim geçirdiğini de kabul etmek gerekiyor. Bu arada alınabilen digital kanalların sayısı da onlarcadan binlerceye yükseldi. Analog kanallar gitgide ortadan silinirken digital kanallardaki ve toplam kanal sayısındaki artış oldukça dikkat çekici. Yani biz de artık hala bir tane alamamış isek almamız için gereken sebepler eskisine göre çok fazla. Hatta eskiden bir tane almış dahi olsak yenilemenin vakti geldi denilebilir.
Eskiden karar vermemizi güçleştiren nedenler çoktu. Analog mu alsam digital mi? sorusu vardı. Güzel kanalların paralı buketlerde olması ve bu buketlerin abonelik karşılığı gerekli cihazları bedava vermesi ve bu yayınların başka hiçbir cihazla alınamaması uygulaması kafamızı karıştırmaktaydı. Alınan cihazın kısa sürede demode olabilmesi endişesini güçlü kılan nedenler de çoktu.
İlk önce 1997 'de D+A yani hem analog hem digital cihazlar, hemen sonra da pozisyonerli olanları (DAP) çıkmıştı. Hemen sonra bunların şifreli yayınları da alabilmek üzere gerekli standart arayüze sahip (DACI) olanları çıktı. Bu sonuncular yani genelde iki tane olan CI'lı (modül yuvalı) modellerin dışında gerekli şifre modülü kendinden içinde gömülü (embedded) olanlar IR (Irdeto), VA(Viaccess) şeklinde harfleriyle eklendi. Yani IRCI, VACI modül arayüzleri dışında kendinden Irdeto, veya Viaccess şifre çözme sistemlerine sahip cihazlar için kullanılan kısaltmalar idi.
99 ve ikibin yılları digital korsancılığın doğuşu ve yükselişine sahne oldu. Analog ve D2MAC türü şifre sistemleri gitgide sahneden silinirken yaygınlaşmaya başlayan Irdeto, Seca(Mediaguard) ve Viaccess sistemlerinin kırılmasıyla bu kanalların bedava izlenme fırsatının peşine düşen milyonlarca kişi korsan yükleme yapılarak (IrdetoFree, FreeCAM) kartsız kullanılabilen Irdeto modüllerin, daha sonra çeşitli korsan kartların sahibi oldu. Bu kartlara yükleme yapmakta kullanılan programmer cihazlarının sadece türkiyede bile "onbinlerce" sattığı söylenebilir. Değişen şifreleri almak vermek için internette onbinlerce board ve site kuruldu. Bunlar milyonlarca defa ziyaret edildi. Bu arada korsanlıktan zarar gören yayın şirketleri de buna reaksiyon göstermekte gecikmedi. İlk ve en büyük çapta korsanlığa uğrayan CanalPlus şirketi bu işin arkasında NDS'nin olduğu iddiasıyla bedeli iki milyar doları bulan tazminat davaları açtı. İddiaya göre rakip NDS firması büyük maddi ve teknik imkanlarını kullanarak algoritmaları açmış ve internet üzerinden korsancılara sunmuştu. Kanıtları da olduğunu söyledikleri ve mahkemeye sundukları bu davalar hala sürüyor. Gerçekten de bu işe hevesli şaşılacak kadar çok sayıdaki bilgisayar meraklısı gencin bütün gayretlerine rağmen algoritmaların kırılabilmesi ellerindeki standart donanımlarla pek mümkün görünmüyor. Nitekim önce Irdeto, sonra Viaccess ve Mediaguard kilitlerinin yeni versiyonlarını ortaya sürdüler. Bunların iki yıldır herhangi bir korsan çözümüne rastlanmadı. Eğer birinci versiyon şifrelerin çözülme olayı teknik ve ticari olarak mümkün olabilse idi ikinci versiyon şifreler için de bunun şimdiye kadar mutlaka başarılması gerekirdi. Başarılamamış olması bunun bir "bilgisayar dehası çocukların arayıp bulup çözme olayı" olmadığının (ve CanalPlus'un iddiasının doğruluğunun) bir kanıtı gibi durmaktadır. Şu anda tek CAM ile birinci versiyon Irdeto, Viacess, Seca, Nagra v.s şifreye sahip birçok kanalın izlenebilmesini sağlayan yazılımlar (3in1, 5in1, 6in1) revaçta, kırılabilen kanalların sayısı da 50'den fazla. Uydu alıcılar bu özellik nedeniyle "tüm şifreli yayınları çözebilen" diye satılıyor. Ama, kanallar ikinci versiyon şifrelere geçtikçe sistem etkisini yitirmektedir.
Öte yandan geçtiğimiz yıllarda tüm paralı kanal şirketlerinin hepsinin zarar etmiş olması, kimilerinin milyarlarca dolar batırarak iflas bayrağını çekmesi, ayrıca korsan olayındaki yaygınlık birçoklarının "paralı TV işi yürümeyecek" görüşünü edinmesine yol açtı. Oysa, gerçek gidişat yatırımcıların tercihleri doğrultusunda olacağına, ve onlar da bu konuda bir geri adım atmadıklarına göre ParalıTV olayının bundan sonra da artarak gelişimini sürdüreceğini kesinlikle söyleyebiliriz. Nitekim son üç ay içinde de şifreli kanal sayısı şifresiz kanal sayısının iki misli artmıştır. Ayrıca yakın gelecek için şunlar da söylenebilir.
Analog kanallar hemen bitmeyecek, izlenmeğe değecek - her türden- parasız digital kanallar da yeterli sayıda olacaktır. Teknik çeşitlenme sürecek, şifreli kanalların sayıları arttığı gibi teknolojik bakımdan çeşitlilikleri de artacaktır. Yayınlar C, Ku, Ka bantlarında çoğunlukla etkileşimli veya etkileşimsiz DVB ve Streaming digital olacak, online gaming ve broadband internet en hızla artan yayın türü olacaktır. Maçlar ve her türden yayının lisans ücretlerinde ciddi düşüşler olacak, abone ücretleri ucuzlayacak, korsanlığın da büyük ölçüde önüne geçilecektir.
Yani isterseniz kehanet deyin ama bu işin gurularının söyledikleri genellikle çıkıyor ve beklenenler bu doğrultuda. Türkiyeye gelince (maalesef) iki sene önceki yazdıklarımızın ve endişelerimizin hepsi gerçekleşti.
Platformların "yanlızca kendi yayınlarını alabilen" kutular vermeleri daha önceden yanlış olduğu ispatlanmış bir stratejinin tercihi idi. Bu yüzden ülkemiz (ve kendileri) yüz milyonlarca dolar kaybettiler. İnşaallah bir daha aynı tür yanlışlar tekrarlanmayacak ve türkiyenin bugün dünya ortalamasına göre beklenen 3.5 milyon dolayındaki digital platform aboneliği potansiyeli de gerçekleşecektir.
Şimdi hangisini alalım ?
Bütün bunlar ışığında şu anda çok fazla zorlanmadan en ucuz ideal bir seçimin standart özellikleri olan (yeni üretilen tüm cihazlar artık DiSEqC 1.2 uyumlu) CI'lı bir digital uydu alıcısı (DCI alıcı yaklaşık $150-200) olacağını düşünüyorum. Aman, embedded olmasın.( çünkü içindeki CAM belki şimdiden demode olmuş da olabilir). Analog kısmı da olmasın, maliyetini fazla etkilemiyor ama gerekli de değil. Pozisyonerli olması da gereksiz. Tercihan yerli bir marka olmalı, çünkü yabancı üretimlerin buradan servis almasında (maalesef gümrük mevzuatımız yüzünden) sorunlar var. Ortada kalabilirsiniz. Bireysel seçim için Universal LNB, 120-150cm çanak ve uygun özellikte ucuz bir DiSEqC1.2 motor. Yahut da Twin, Quad LNB kullanılarak birkaç çanak birkaç daire paylaşılabilir. Yaklaşık $300 dolara maledebileceğiniz böyle bir sistemle 10-15 uydudan binlerce kanal alabilirsiniz. Ayrıca ileride isterseniz bu sistemle "herhangi paralı kanala" da abone olup izleyebilirsiniz. Gerekli CAM seçimi, Kart seçimi tümüyle ayrı konular. İlgili yazılarda bu konularda da tavsiyelerimiz var. Sadece bedava (FTA) kanalları düşünün. Alabileceğiniz kanalların sayısı rahatlıkla bini geçiyor. Biraz lükse kaçmak isterseniz yayınların tümünü siz yokken (veya varken) kaydedebilen harddiskli 40GB (20-25 saat) veya 120GB(70 saat) bir model seçebilirsiniz. Bu pahalı modellerde genellikle ayrıca Dolby Digital (AC3), Digital Surround ses sistemi özelliği de bulunuyor. Eğer teknoloji hastası iseniz yeni Streaming (MPEG-4) ve etkileşimli yayınları da alabilen bir alıcı düşünebilirsiniz. (Nereden bulursunuz bilmem. Bizde henüz etkileşimli yayın yok, türkiyede henüz böyle bir cihaz da satılmıyor. Ama dış piyasada var, uydularda yayınları da var, ve gelecekte bunlar ve MHP (MHEG-5) yaygınlaşacak)
Bir de bilgisayarınız için tavsiyem olacak. Bilgisayarınızın içindeki PCI slotuna bir kart takıyorsunuz. Ucu çanağa bağlanıyor. CI slotu da var. Çok hızlı internet abonesi olabildiğiniz gibi, tüm (şifreli şifresiz) digital yayınları izlemekte, ayrıca normal uydu alıcılarıyla alamadığınız etkileşimli Streaming MPEG-4 yayınları almakta kullanabiliyorsunuz. Özellikle W3 uydusunda bazı promosyon yayınlar var. Online Gaming imkanları var. Bu kartların şimdi Harddisk'e kayıt yapabilenleri de çıkmış. Harddiskinize sıkıştırılmış olarak onlarca saatlik yayını yerleştirebilirsiniz. Bu sayede hiçbir sevdiğiniz program kaçmamış olur. Kartın ses ve video çıkışları var. Bunları TV nize takarak yayınları TV'den de izleyebiliyorsunuz. Fiyatları maalesef ucuz değil, normal bir uydu alıcı kadar.
şu digital uydu alıcılarındaki yuvalara takılan ve şifreli kanalları çözmeye yarıyan dekoder cihazları. İçine şifre kartı takılan Analog Eurocrypt veya Cine5 dekoderleri gözünüzün önüne getiriniz. Bu küçük modüller o analog cihazların digital olanlarıdır ve şekil olarak laptop bilgisayarların modem vs. kartlarının aynidir. Hatta laptop bilgisayarların PCMCIA yuvası alıcılardaki CI yuva ile ayni özellikte olduğundan CAM'ler bu yuvalara takılarak bilgisayardan program yüklenmesi sağlanmaktadır. Alıcı cihazlarda radyo tv yayınlarını çözme sırasında ise normalde bir CAM'in içinde bir de "smartcard" bulunmalıdır. Yani, bunlar kapının kilidi, kart da anahtarı oluyor. Kartta abonenin kimlik numarası, hangi kanalları, hangi, tarihten, hangi tarihe kadar izleme hakkı olduğu, ayrıca ne gibi ilave masrafları olduğu gibi bilgiler yeralır. Kanalın açılması için merkezdeki bilgilerle karttaki bilgilerin birbirini tutması gerekir.Yayın sinyalinin çözülmesi esas olarak uydu alıcının işidir. CAM 'ın işi ise sadece kart bilgilerini şifre sistemine uygun olarak yorumlamaktır. Kart CAM'le, CAM de uydu alıcısı ile konuşarak kanal görüntü ve sesinin açılması sağlanır. Modülün takıldığı yuva CI (Ortak Arayüz) bütün digital STB (uydu/kablo/yersel digital alıcı set üstü cihazları) için artık standart hale gelmiştir. Ayrıca, bazı alıcı cihazların içinde kendinden (embedded) modül de bulunur. Tabii bu modüle ilişkin kartın takılacağı bir de kart yuvası vardır.(Kart yuvası ile CAM yuvası kalınlıkları çok farklı olduğu için ilk bakışta ayırd edilebilir.) Birçok cihazda da hem kendinden modül hem de ayrıca modül takılacak CI yuva bulunur. Kendinden (embedded) CA'lı cihaz almak ilk başta ayrıca CAM almaya göre küçük bir maliyet avantajı taşımakla birlikte cihazın içindeki CA çok çabuk demode olduğu ve değiştirilmesi oldukça güç olduğundan fazla tercih edilmemektedir.
Halen arayüz modülü olmayan çeşitli şifre sistemleri var. ABD'de yaygın olan PowerVu ve İngiltere'de Sky Digital'in dekoderi Sky Digibox (içinde NDS Videoguard denilen yeni bir CAM kullanıyorlar) bu türden cihazlar. Dekoder Digibox' ın ayrılmaz bir parçası ve sadece Sky Digital 'in bayilerinden alınabiliyor. İleride modül sistemine geçmesi beklenen bu NDS sisteminin halen avrupada ve orta doğudaki mevcut kullanıcıları İtalya'da "Stream" Yunanistan'da, "OTE" ve İsraildeki "YES" platformları.
CAM satın almanın bir alternatifi kendinden dekoderli cihaz almaksa, diğer bir alternatifi de modül donanımını emüle eden bilgisayar yazılımlarıdır. Bu yazılımlar bazı digital uydu alıcısı kartlarıyla hızlı bazı bilgisayarlarda sadece bazı şifre ve yazılımlar için başarılı olmaktadır. Sonuç olarak bir CAM ve korsan kartla çözülemeyen bir şifreli yayını bu tür yazılımlarla çözme olanağı da yoktur. Yani korsanlığın alternatif bir yöntemi olarak "bilgisayarda çözme" ilk bakışta kullanıcıya CAM ve kart tasarrufu sağlamakla birlikte uzun vadede çok da elverişli bir yöntem olduğu söylenemez. Şifreli yayınları çözmek için bir CAM kullanılması ise neredeyse en elverişli tek yöntem olarak durmaktadır. Bugün üretilen tüm CAM'ler tüm alıcı cihazlardaki CI yuvalarıyla tam uyumludur. (Koşullu Erişim(CA) ve diğer DVB yayın uygulamaları için Ortak Arayüz(CI) şartnamesi EN50221 & ETSI TS 101 699 Ver. 1.1.1 Extensions)
Eğer izlemek istediğiniz yayının şifresi Mediaguard II ise ve abone kartınız da bu özellikte ise o zaman mutlaka cihazınıza takacağınız modül de Mediaguard II 'yi destekleyen bir CAM olmak zorundadır. Normal olarak her şifre sisteminin kendine uygun bir de modülü bulunduğundan, şifre çeşitleri ve bunlara göre yayın yapan kanal sayısı arttıkça modül çeşidi de artacağından çeşitli kanallar ve modüller arasında karar veremeden boğulup kalmak mümkün. Üstelik geçtiğimiz birkaç yılda CAM çeşidinde standartlaşma ve azalma olacağına çeşitlilikler sürekli arttı. Birçok eski modüller de demode oldu. Artık onları kullanmak neredeyse olanaksız. Önümüzdeki dönemde de durumun çok farklı olmayacağı öngörülebilir. Yine de bazı önemli gelişmeler var. En önemli gelişme şifre lisansörü firmadan bağımsız olarak üretilen çeşitli modüllerin birden çok çeşit şifre modülü yerine aslı kadar mükemmel çalışabilmesi. Nisan ayında duyurduğumuz UNIVERSAL CAM bunun ilk örneklerindendi. Bu sayede birkaç değişik buketin yayınlarını izleyebilmek için tüketici birkaç defa donanım yatırımı yapıp herbirine CAM maliyeti artı lisans bedeli ödemesi gerekmiyor. Ayni CAM'deki yazılımlar gereken tüm işlemleri yapabildiğinden sadece kanallara abone bedeli ödeyerek kanalları yasal olarak izleme imkanına kavuşabilir. Ama bir sorun var. CAM'lerin içindeki yazılımlar lisanssız. Bunlarla ilgili sorunlar yaşandığında kim ilgilenecek?.
Şimdilerde en fazla kendinden söz ettiren modül Magic CI CAM'ler. Bu modüller geliştirme modülü olarak ve içinde yazılımsız halde satılmaktadır (İçinde sadece Dreamload Boot Loader'i var). Ancak internette çeşitli uyglama yazılımları mevcut ve bunlar sayesinde bir süre içinde tüm koşullu erişim sistemlerini emüle edebilir konuma gelmesi beklenmektedir. Şu anda geçerli olan "Pentacrypt v1.07" sürümlü yazılımıyla "Viaccess I ve II, TPScrypt, AstonCrypt, Seca Mediaguard I ve II (SECA 1-2), Irdeto I ve II, Betacrypt(Beta Digital), Nagravision (BoxKey'i seçilebiliyor)" gibi en popüler tüm şifre sistemleriyle kulanılabiliyor. Tüketici bu modülü bir programmer kartıyla birlikte alıp disketteki yükleme yazılımını çalıştırdıktan sonra internetten indirdiği dosyayı modüle yüklüyor. Modül RS232 COM portu üzerinden bilgisayara CAM'in içinde takılı kart üzerinden de uydu alıcısına bağlı. Dolayısıyla bu programmer kartı modülün içine takılarak modül istendiği kadar defa silinip yeniden programlanabiliyor ve yazılımlar sayesinde modüle kazandırılabilecek fonksiyonlar sınırsız. Şu anda kullanılan V1.02 donanım versiyonu 30 MHz ARM7 mikroişlemcisi 256k RAM ve 2 Mb Flash Belleği ile çok geniş teknik imkanlara sahip. Normal CAM'ler her an sadece bir tek koşullu erişim sistemni destekleyebilir durumda. Oysa bu bir teknik zorunluluktan kaynaklanmıyor. O nedenle bir süreden beri CAM'lerin teknik özellikleri daha sona modifiye edilerek fonksiyonları arttırılmaktaydı. İlk önce Irdeto AllCam yapıldı. Bu esas olarak Irdeto CAM 'lerin Betacrypt'ler dahil tüm Irdeto kartları ile çalışabilmesini sağlamak içindi. Daha sonra ise Irdeto CAM'leri diğer koşullu erişim sistemleri için olan komutları da kullanabilme özelliği sayesinde FreeCAM adı verilen özel bir yazılım kullanılarak başka şifre sistemine sahip kartlar için de kullanabilme devri başladı. Şimdi bu FreeCAM'lerin yapamadığı şey konusunda ise Magic Modül devreye giriyor. FreeCAM'ler başka koşullu erişim sistemlerini yerli modunda destekleyememektedirler. Bu nedenle örneğin FreeCAM'ler resmi Mediaguard II abone kartları ile birlikte kullanılamıyor. Çünkü bu fazladan logging fonksiyonları Irdeto moduyla yapılabiliyor. Yani Irdeto'yla ilgisi olmayan bir resmi abone kartı FreeCAM'lerde çalışamıyor. Oysa Magic Modüllerin şu anda kullanılan yazılımları yerli modları destekler durumda ve Irdeto dışındaki koşullu erişim sistemlerini de yerli modda destekleyebidiğinden hem resmi abone kartlarıyla hem de korsan kartlarla çalışabilir durumda. Öte yandan gerek duyulduğunda kullanılabilecek Irdeto FreeCam'lerde olan komut geçirmeli loglama fonksiyonu PentaCrypt yazılımında da var, yani FreeCam yazılımları ile yapılabilen tüm fonksiyonlar ve üretilen tüm dosyalar MagicCAM ile de kullanılabiliyor. PentaCrypt'i yapanlar bu işin burada kalmayacağını, Conax ve Cryptoworks'un eklenmesi için de çalışmalarının sürdüğünü, hatta birgün Videoguard'ın eklenmesinin de planları arasında olduğunu söylüyorlar. Tüm bu nedenlerden MagicCam'e olan talep olağanüstü artmış. Şu anda yok satıyor.
Mevcut yazılımın söylendiği gibi tüm örneklerde çalışmasına, kanallar arası geçiş hızının iyi olmasına rağmen farklı şifre tipleri arasındaki geçiş sırasında biraz yavaş kaldığı söylenebilir. Ancak belki bu da bir sonraki yazılım sürümünde giderilebilecek bir sorundur. Şu anda geleceği güvenli ve iyi bir yatırım olarak görünen MagicCam'lerin bu özelliğini sürdürebilmesi birçok şeye bağlı görünüyor. Birincisi, GlobeCam, GlobalCam, UniversalCam(TBD CAM), EuroCAM gibi çeşitli adlarla pazara sürülen malların ne gibi çeşitlilikler getireceği. Örneğin Global CAM içinde "bir daha yüklenmesi gerekmeyeceği, ve mevcut resmi gayriresmi tüm kartlarla çalışacağı iddia edilen kendi yazılımı yüklü halde satılıyor. Uydu alıcıların içine "Eurocam" adıyla takılı(embedded) satılan CAM'ler de aynı iddiaya sahip. (Bunların donanımları ve yazılımları aralarında gerçek fonksiyonel farklar bulunup bulunmadığını şu an bilmiyorum. Aralarındaki fiyat farkları tümüyle pazarlamaya yönelik gelişmelerden kaynaklanabilir. Bunları çözebilirsem bu yazının ileriki baskılarında eklemeye çalışacağım.)
Şunu da eklemek gerekir ki ARM7 mikroişlemcisiyle çalışıp farklı şifre sistemlerine uyum gösterebilen bu CAM'ların hiçbiri Viaccess, Mediaguard, Irdeto, Betacrypt, Nagravision, Conax, Cryptoworks ve Videoguard gibi adı geçen şifre markalarından herhangi birinin resmi desteğine sahip değil. CAM'lerde herbiri tescilli olan adıgeçen markaların fonksiyonları sadece emüle edilmektedir. O nedenle bu emülasyonları geçersiz kılacak gelişmeler şifre sistemi sahipleri tarafından her an yürürlüğe konabilir. Tabii hukuki olarak da (yasaklanmasına ilişkin) çeşitli sürtüşmeler sürmektedir. Ayrıca, her an daha önce ortada olmayan "Sky Pilot" tipi yeni bir şifre sistemi, ve tabii doğal olarak onun emülatör yazılımları ortaya çıkabilecektir. Daha önce çeşitli şifreli kanalların yayınlarını açmaya ilişkin korsan dosyaların internette bir furyası olmuştu. Şimdi ise önümüzde "CAM emülatörü işletim sistemi yazılımı" gibi şeylerin piyasasının (ve internette satanlarının) ortaya çıkmakta olduğunu görmekteyiz.
Tüm bunlar kuşkusuz "Hangisini Alalım?" sorusunun cevabını kolaylaştırmamaktadır. Ama kestirme bir cevap vermek gerekirse şunu söyleyebiliriz;. Eğer resmi abone kartı sahibi iseniz, kanalın resmi CAM'ini kullanınız. Eğer korsan kart kullanıcısı iseniz MagicCAM alabilirsiniz. Yine de, eğer kararı siz verecekseniz piyasada ne çeşit malzemelerin bulunduğunu, kullanıldığı yerleri ve üreticilerinin linklerini aşağıda özet olarak görebilirsiniz. .
Avrupa piyasasında halen bulunan CAM çeşitleri
Viaccess CI CAM. Patent hakları France Telecomm'a ait olabilir (CCETT araştırma enstitüsünde geliştirilmiş) En son versiyonu kırmızı etiketli Vr 478. İkinci versiyonla çalışır. Halen Fransada "TPS", "ABSAT", "CFi", "MCM" ve "France Telecom" kullanıyor, İskandinav ve Baltık ülkelerinde "Viasat", Slovenyada "RTV", Hırvatistanda, "HRT", İsviçrede "SRG", İspanyada "TeleVisa", Danimarkada "Tele Danmark", İsveçte "SVT" + "Senda", Norveçte " NRK", Yunanistanda "ALPHA DIGITAL", Arap ülkelerinde "ART" , Rusyada "NTV Int" ayrıca tüm avrupada "BBC Worldwide" ve Porno kanalları "Sex View", "SCT/RCT" ve "Ultra Blue" tarafından kullanılıyor. Çoğu zaman digital kablo (DVB C) ve yersel (DVB T) yayınlarda da aynen kullanılır. Marka sahibi Viaccess, üreticisi SC Microsystems. dir .Viaccess ALL CAM. Orijinal 'Siyah Etiket' Viaccess CAM birinci versiyon resmi ve korsan kartlarla çalışır. Viaccess2 ile uyumlu değildir.
Irdeto SE4.7 ALLCAM. Bu CAM'ler Irdeto ve BETA Digital CAM olarak çalışır. Orijinal Flaşlanabilir "I chip'li" Irdeto Cam'lerdir. Korsan "DS9" yazılımı kullanılarak Irdeto, Beta digital, SECA Mediaguard ve Viaccess yapılabilir. Beta Digital halen Almanya ve Avusturyada kullanılıyor. Irdeto ise Hollanda, Italya ve Güney afrikada kullanılıyor. Seri no 900440 veya 900264 olabilir. Teknik bakımdan aynıdır. Yeni Iredto II cam'ler 901275 veya 901633 olabilir. Bunlar da içinde değişiklik yapılarak AllCAM yapılabiliyor.
Irdeto "Freepass" CAM. Bu CAM'ler Irdeto 1 & 2 ve BETA Digital CAM olarak çalışabildiği gibi loglama işinde de kullanılabilir. Yukarıdakinin ayni olup içine flaşlanarak yeni yazılım yüklenmiştir. Irdeto FREE Cam v.2.018 versiyon yapılanları Viaccess, Seca, Irdeto 1/2, Beta Digital, ve Nagravision olarak çalışır, sistem geçişi otomatiktir. FunCAM 'de denir. Irdeto 2 v.1.06 205 Softcell
Irdeto CAM P/N 901275 Halen Kirch/DF1, Nethold/Multichoice, Telepiu, M-Net (C-bandı) tarafından kullanılıyor. Aynı zamanda yunanistanda "NOVA", hollandada "Canal Digital", İtalyada "Stream", güney afrikada "Multichoice", arap ülkelerinde "Showtime" ve "ART" kullanıyorlar. Avustralyada FOX kullanıyor. Resmi en son versiyon Irdeto 1 & 2 CAM'dir. Hollanda, İtalya, Arap, Rum, Güney afrikalı birçok yayıncı kullanıyor. Kimileri tarafından Irdeto II CAM olarak da anılıyor ancak Irdeto 1 yayınlarla da çalışır. Betacrypt CAM halen almanyada "Premiere World" ve "MediaVision", avusturyada " ORF " kullanıyor. Irdeto, Betacrypt
Astoncrypt CAM 1.05 veya 1.03(flaşlanabilir olanı), Seca CI CAM, Aston 105 CI Cam olarak da anılır."MediaGuard" olarak da bilinir. Ayrıca, Alman Premiere buketi de kullanmaktadır. SECA (Societe Europeene de Controle d'Acces) bir Canal Plus ve Bertelsmann ortaklığı. Mediaguard (Astoncrypt - Seca) şifre sistemi halen İtalyada "Telepiu", "Stream", "RAI SAT" ve "MediaSet", Fransa'da "Canal Satellite Numerique", "Canal+", "ABsat", ve " NumeriCable " tarafından, Hollanda'da "Canal Digitaal", İspanya'da "Canal Satelite digital" , Polonya'da "Nowa Cyfra+",Orta Doğu ülkelerinde "Orbit" tarafından ve Canal+' nın global olarak sunduğu daha birçok yayında kullanılıyor. Halen kullanılan en popüler şifre sistemi olduğu söylenebilir. Bu CAM V1.05 olarak SECA1-2 Mediaguard Emulasyonlu hemen tüm yayınlarda güzel çalışmaktadır. Halen, Telepiu, Canal Satellite, MTV Networks, Kanal Digitaal, Canal Satellite Numerique, AB sat, Cyfra, Stream, Orbit ve Canal Plus yayınlarının tümü için (resmi ve korsan kartlarda) kullanılmaktadır. V1.03 versiyonunda izle ve öde (PPV) kanalları arası hızlı geçişte sorun çıkarttığı belirlenmiştir. (Yavaş geçişte sorun olmuyor) Bu versiyonun flaşlanarak Cryptoworks, Nagravision gibi başka modüllere dönüştürülebilme imkanı var. V1.03, ITV Digital yayınlarıyla mükemmel çalışmaktadır. Bu CAM'ın ayrıca tedavülden kalkmış olan V1.00 ve 1.04 versiyonları var. (v1.05) Mevcut son versiyon (1.05). Eski (1.03) versiyonu ise tümleşik ITV Digital TV'leri için kullanılıyor Mediaguard (Astoncrypt - Seca),
Nagravision İlk olarak İspanyol paralı TV platformu Via Digital şirketi tarafından geliştirilerek kullanılmıştır. İspanya'da "Via Digital"den sonra "RTVE" tarafından, Portekizde "Tv Cabo" tarafından kullanılmış, "Star Digital" ile türkiyeye gelmiştir. Ayrıca Polonyada "Polsat" İsviçrede "Teleclub"'un kablo yayınında (DVB C), "ABS CBN Mux " da ve Azerbaycan Tv "Az TV1" 'de kullanılmıştır. Servis sağlayıcıya özel Box Key yapılabilme özelliği var. Ancak halen Nagra yayınların tamamına yakını korsan olarak izlenmekte, Nagra 2 çıkacağı söylenmektedir. Nagravision,
Cryptoworks CI CAM. Halen gayriresmi kartları yok. Kullanan platformlar şunlar; Çek Cumhuriyetinden "Czechlink", Türkiyeden " Digitürk " İspanya'dan " Telespazio ". Ayrıca tüm avrupada " Viacom" (MTV network) ve "UPC" 'nin şebekeleri kullanıyor. Br de RTL , Avusturya ve İsviçredeki yayınlarında kullanıyor. Markanın patenti Philips'in. Philips bunu genellikle kendi embedded alıcılarıyla veriyor. Philips - Cryptoworks
AlphaCrypt CI CAM Son versiyon AlphaCrypt CAM, Irdeto, Irdeto II ve BetaCrypt- şifreli platformlarda çalışıyor. AlphaCrypt,
Universal GLOBAL CI CAM. Tüm CI'lı alıcılarla, Via Access 1 ve 2, Aston (SECA 1-2), Nagravision, Cryptoworks, Betacrypt, IRDETO 1-2, ve IRDETO ALL CAM ile çalıştığı, örneğin orijinal Alman Premiere 'in abone kartları ve resmi Viaccess2 kartlarla hem de ayrıca korsan kartlarla çalıştığı iddia ediliyor. Bunun gelecek nesil çok fonksiyonlu CAM olduğu, ayrıca programmer gerekmeyeceği, çünkü içindeki yazılımın tam ve test edilmiş olduğu söyleniyor. Resmi ve gayri resmi her tür smartcard'la (Funcard 5in1, GoldCard, DS9 v.s.) çalışabiliyormuş.
CONAX CI CAM. CONAX v3.03 Conax bir Telenor şirketidir. Bu şifre Canal Plus tarafından İskandinav paketleri için kullanılıyor. Halen sadece İskandinav ülkelerinde "MTV Networks", "Canal digital" paketleri tarafından kullanılıyor. Geçerli son versiyonu V3.03. Conax,
Irdeto / BetaDigital Nokia 9200/DBox a takılınca Beta Digital ve Irdeto ile çalışır. Ancak, Dboxun yazılımı DrOverflow'un DVB2000 e geçirilmelidir. Ortak arayüzlü (CI) dieğr cihazlardan hiçbiriyle çalışmaz. Şimdi "AMON" yazılımıyla Ds9 kartlar ve Funcard 5 in 1 ile çalışır logging için kullanılabilir.
NO-ZAP CAM. Bu CAM halen sadece NoZap isimli ve hergün 24 saat yayını olan, ücretsiz 8 film yayınlayan fransız hardcore porno kanalı tarafından kullanılan Sky Pilot isimli şifre sistemiyle çalışmaktadır. (Abonelik ücretsiz, bu CAM kendi başına çalışıyor, hiçbir smartcard gerektirmiyor.)
Yeni Magic Modül. Nisan ayındaki yazımızda tanıttığımız UNIVERSAL CAM 'in bir türü olarak görünmektedir. O zaman TBD Cam - Tanımsız Koşullu Erişim Modülü olarak TBD CryptV0.9 yazılımıyla lanse edilen Universal CAM'in yazılım bakımından gelişmeye çok açık olduğu konuşulmuştu. Bu arada son kullanıcı tarafından kolay programlanabilmesi için basit ucuz ve kullanışlı bir programmer çıkmış. Bu programmer CAM'in içine takılıyor. CAM de uydu alıcıda takılı. Programmerin RS232 ucu bir seri kablo ile bilgisayar'ın COM portuna bağlanarak program PC'den aktarılıyor. Receiver sadece özellikle CAM'i beslemek için gerekli. Programmer cihazı Season logger/emülator kartına çok benziyor, ancak üzerinde atmel mikroişlemcisi var. Yeşil LED yanarsa sorun yok demektir. Halen bu CAM sadece bu şekilde flaşlanabiliyormuş.
Yazılım çalıştırıldığında "connect" butonuna "CONNECTED" yazısını görene kadar basıyorsunuz sonra flaşlama yapılıyor. Bu esnada hem kırmızı hem yeşil LED yanıyor. Yaklaşık 6 dakika sürüyor. Sonunda "MODULE LOADED" yazısı çıkınca modül kullanıma hazır hale gelmiş oluyor. İşler kötü giderse paniğe gerek yok, CAM üzerinde programmer takılı değil iken receiver'i üç defa açıp kapayınca (veya CAM'ı üç defa çıkarıp takarak resetletince) cihaz bootloader konumuna geri dönüyor. Siz de yarım hatalı yüklenmiş flaş dosyasını yeniden yükleyebiliyorsunuz. Yani bu şekilde CAM'e flash yüklemek herkesin yapabileceği bir iş haline getirilmiş.
Bu CAM sonuç olarak konunun meraklıları için bir araştırma geliştirme modülü kabul edilebilir. Geliştirmeye de çok açık olduğu kesin. Örneğin halen FREEPASS CAM(irdeto) ile karşılaştırılınca, farklı şifre sistemleri arasındaki geçişlerde daha yavaş kaldığı eleştirisi var. Gelişme sonucu hem hızlanması, hem de zamanla halen emüle edilemeyen şifre sistemlerini de emüle edebilir hale getirilmesi mümkün. ;Universal, Dream Multimedia - Magic, SIDSA