Binlerce video onbinlerce resim. Aradığın herşeyi bulabileceğin dünyaya girmek için
üye olmalısın
Sen de bugün aramıza katıl, şanslı kişiler arasında yerini al ;) Eğer üye iseniz aşağıdan giriş yapabilirsiniz.
Bosna da Osmanlı mezarları:
90'lı yılların genç şehitleri ile tarihin belgesi gibi duran Osmanlı mezarlığının arasından küçük bir yol geçiyor. Şehitler ve gaziler, dünyada ve ahirette birbirlerine çok yakın. Onlara da selam veriyoruz. Onların, beş yüz yıl önce buraya getirdikleri Kur'an ayetlerini, onların başında da okuyoruz.
Süleyman Gündüz, İvo Andriç'in bir yorumunu aktarıyor, Osmanlı kabristanının yanından geçerken. "Yıllar geçtikçe, taşları biraz daha toprağa gömülüyor Osmanlı mezarlarının. Ve toprağa gömüldükçe, heybetleri artıyor..."
Bu topraklarda yatışımız, bir daha ayrılmamak üzere sevdiğimizin delilidir. Âşık olunacak bir şehirdir, Sarayevo. Hele, son savaşta aldığı yaralardan sonra, daha da derinleşmiştir çizgileri. Evlerin, binaların duvarlarındaki kurşun yaraları, bomba delikleri, sokaklarındaki, çarşılarındaki bomba izleri şehrin gövdesine işlenmiş yüzbinlerce şeref madalyasıdır. Onur sınavını, hem dünyaya, hem Sırplar'a karşı başarıyla vermiştir. Hem de çok, çok güzeldir. Güzeller güzelidir. Etrafını çevreleyen yüksek dağlarıyla, içinden akan pırıl pırıl ırmağıyla, size, tarihin içinde yürüdüğünüzü hissettiren çarşısıyla...
ALİYA İZZET BEGOVİÇ:
"Büyük dedem bir Osmanlı subayıydı"
Aliya İzzet Begoviç ailesini ve özyaşam öyküsünü şöyle anlatıyor: 'Ailem, 1868'e kadar Belgrad'da yaşadı. O yıllarda Sırplar'ın taşkınlıkları ve gelişen bazı üzücü olaylardan sonra Müslüman aileler yavaş yavaş Belgrad'ı terketmeye başlamıştı. Dedemin büyük dedesi Belgrad'da Osmanlı Ordusu'nda subay imiş.. Tayini üzerine, Belgrad'dan Bosna-Hersek'in Şamac kentine taşınmış ve ailemiz Şamac'da toprak satın alarak yerleşmiş ve Şamac'ın adı da artık, Aziziye olmuştu. Çünkü, zamanın Osmanlı Sultanı Abdulaziz Belgrad'da Sırplar'ın taşkınlıklarından rahatsız olan Müslüman ailelerin Şamac (Aziziye) bölgesine yerleşerek yeni bir kasaba oluşturmaları emrini emrettmişti. Böylece Müslümanlar'dan oluşan yeni bir kasaba oluştuğu gibi, Müslümanlar da korunmaya alınmış oldu. O zamanlar Belgrad'da Müslümanlar rahat değilmiş ve Sırplar sürekli onlara saldırıyor ve faili meçhul cinayetler çoğalıyormuş. Sultan Abdulaziz'in bu girişimiyle Müslümanlar'ın can ve mal güvenliği sağlanmış. Bu kasaba büyümüş ve Yukarı Aziziye ve Aşağı Aziziye diye iki bölüm halinde anılmış
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =)