Sitemize Hoş Geldiniz!
Binlerce video onbinlerce resim. Aradığın herşeyi bulabileceğin dünyaya girmek için üye olmalısın
Sen de bugün aramıza katıl, şanslı kişiler arasında yerini al ;)
Eğer üye iseniz aşağıdan giriş yapabilirsiniz.

Kullanıcı Adınız:
Şifreniz:



 
 
SoRHaDi  ®| 2øø8  
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Oyun Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Geri git   SoRHaDi ®| 2øø8 > Genel Kültür > Genel Kültür > Tarih


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Bu dünyadan bir yavuz sultan süleyman geçti
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
3

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 28-05-2008, 10:38 PM   #1 (permalink)
Emektar Üye
Uyarı*-*Kalitenin ve Dostluğun Adresi SoRHaDi.CoM*-*
 
redrock - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
BiLgiLer
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: manisa
Mesajlar: 934
Konuları: 394
Karizma Puanı : 166
Karizma Derecesi : redrock ... hakkında olaganüstü bir havası var.redrock ... hakkında olaganüstü bir havası var.

Ettiği Teşekkür:
30
104 Mesajına 156 Kere Teşekkür Edlidi
Üye No: 3935

Seviye: 27 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 131 / 655
Güç: 311 / 2567
Deneyim: 20%

ULaSiM iÇiN
  Özelligi


Standart Bu dünyadan bir yavuz sultan süleyman geçti


Osmanlı ordusu Mısır seferine giderken haliyle bağlık - bahçelik yerlerden geçiliyordu. Salkım üzümler, olgunlaşmış elmalar, armutlar ve daha türlü türlü meyvalar vardı.

Ordu Gebze yakınlarında konakladığı zaman, Yavuz Sultan Selim,'in içine bir şüphe düştü:

- "Acaba askerim sahibinden izinsiz üzüm ve elma koparmış olabilir mi?" diye düşünüyordu. Hemen Yeniçeri Ağası'nı çağırdı ve durumun araştırılmasını emretti.

Heybeler - torbalar araştırıldı, iyice soruldu ama, asker üzerinde hiç bir iz bulunamadı. Yeniçeri Ağası gelip durumu söylediğinde Padişah rahatlamıştı. El açıp dua etti:

"Ey Allah'ım!.. Bana haram yemeyen bir ordu ihsan ettiğin için Sana şükürler olsun."

Sonra Yeniçeri Ağası'na dönüp şunları söyledi:

"Eğer askerlerim içinde bir tek kimse sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yese idi, Mısır seferinden vazgeçerdim. Çünkü hay ağa, haram yiten bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz!.."


*****


Mısır seferine gidilirken ordunun korkunç Sina Çölü'nden geçmesi gerekiyordu. Kum fırtınalarının etrafı kasıp kavurduğu, gündüzleri dayanılmaz sıcaklara sahne olurken geceleri dondurucu soğukları davet eden bu çölü dünya- da hiç bir ordu geçememişti. Yavuz Sultan Selim ordusuna moral verici sözler söyledikten sonra atını çöle sürdü.

Herkes yanındaki suyu idareli kullanıyor, namazlar teyemmüm yapılarak kılınıyordu. Yolculuk böyle sürüp giderken Yavuz Sultan Selim'in bir ara atından indiği ve saygılı bir halde yaya olarak yürüdüğü görüldü. Herkes şaşırmıştı ama, kimse sebebini soramıyordu. Padişahın hiç yanından ayırmadığı Hasan Can durumu öğrenmekte gecikmedi. Padişah O'na şunları söylemişti:

"İki cihan sultanı Peygamber Efendimiz önümüzde yaya olarak yürürlerken biz nasıl at üstünde olabiliriz Hasan Can?"


*****


Mısır'ın fethinden sonra esir Memluk kumandanlarından Kayıtbay Yavuz Sultan Selim'in huzuruna getirilmişti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti:

"- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?"

"- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!"

"- Anlamadım!.."

"- Berberilerden biri, Venedik'ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, "ok ve kılıç kullanın" şeklindeki emrine aykırıdır diye satın almamıştık. O satıcı bize, "Yaşayan görecektir ki, memleketiniz top yüzünden elinizden çıkacaktır" demişti. Meğer doğruyu söylemişmiş!"

"- Din kaidelerine böylesine bağlı idiniz de, Allah'ın, "Düşmanın silahına aynı silahla karşılık veriniz" emrine neden uymadınız? Bilmez misiniz ki, "Ok ve kılıç kullanın" demek "Başka silah kullanmayın" demek değildir. O zaman o silahlar varmış, şimdi de bu silahlar var!"

Kayıtbay başını önüne eğdi ve sustu.


*****


1517 yılında kazanılan Ridaniye zaferinden sonra kutsal topraklarda huzuru sağlayan Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte İstanbul'a dönüyordu.

Yolculuk sırasında, İbn-i Kemal adıyla tanınan Anadolu Kazaskeri ve ünlü bilgin Kemal Paşazade'nin atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah'ın kaftanını kirletti.

Kemal Paşazade mahçup oldu, korktu ve ne diyeceğini şaşırdı.

O'nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli etti:

"Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!"

Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmedi, öylece saklandı ve vasiyetine uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtüldü.


*****


İki yıl iki ay süren Mısır seferi sonra ermiş; bugünkü İsrail, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Sudan, Cezayir ve Yemen devletlerinin bulunduğu topraklarının tamamı ile Suudi Arabistanla'la Libya'nın bir kısmı Osmanlı hakimiyetine girmiş, halifelik Mısır Abbasilerinden Türklere geçmiş, Türk toprakları iki mislinden daha fazla büyümüştü.

Şimdi, bütün bu işleri başaran kahraman İstanbul'a dönüyordu. Üstelik O, artık yalnızca bir Padişah değil, bütün müslümanların halifesi idi. İstanbul halkı yediden yetmişe yollara dökülmüş düğün - bayram ediyor, Padişahlarını en güzel biçimde karşılamanın hazırlıklarını yapıyordu.

O büyük kahraman durumun farkındaydı ama alkışlardan, tezahürattan sıkılıp utanacağını düşünüyor, İstanbul'a sessiz sedasız girebilmenin yollarını arıyordu.

Nihayet, yanına aldığı birkaç kişi ile birlikte tebdili kıyafet ederek Anadolu yakasından kayığa bindi ve gece vakti Topkapı Sarayı'na giriverdi.

Ertesi gün şaşalı bir tören için yollara dökülenler, Padişah'ın sarayda olduğunu öğrenince hayretler içinde kaldılar ve ne yapacaklarını şaşırdılar.


*****


Kutsal toprakların huzuru kavuşturulması için düzenlenen bu sefer sırasında götürülen para yetmediği için bir bezirgandan borç alınmıştı. Defterdar, bezirgana teşekkür ettikten sonra bir arzusunun olup olmadığını sordu ve şu cevabı aldı:

"- Verdiğim altmış bin altını istemem; hazineye kalsın. Yalnız, bunun yerine oğluma günde iki akçe ile orduda cebecilik verilsin!"

Defterdar bezirganın bu isteğini Padişaha iletince Yavuz Sultan Selim öfkelendi ve şöyle haykırdı:

"- Böyle kanunsuz bir teklif getirdiğin için seni ve o bezirganı katlederdim ama, el - alem, 'Mekke ve Medine fatihi olan Sultan Selim bir bezirganın malına tamah ettiği için bezirganı ve defterdarını öldürttü' derler. Bundan kaçınırım. Tek elden bezieganın parasını verin ve bana bir daha böyle kanuna uymaz işler getirmeyin!"

Bütün bunlardan sonra, "Hey gidi koca Yavuz bey!" demekten kendimizi alamıyor; bir vesileyle yazdığımız sözü tekrar ediyoruz: "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana kıssalar da hisseler de az!.."


*****


"Her nefis ölümü tadacaktır" ilahi hükmünce Yavuz Sultan Selim Han'n ölüm anı da gelip çattı. Padişah olalı daha sekiz yıl olmuştu, gençti devleti -milleti ve İslam alemi için büyük idealleri vardı ama, ölüm ferman dinlemiyordu.

Kemak Paşazade çok sevdiği Padişahı için bir mersiye yazmıştı. Bu alim kişi, O'nu ve kısa saltanat dönemine sığdırdığı büyük işleri şöyle tasvir ediyordu:


Şems-i asr idi, asrda şemsin
Zıllı memdüd olur, zamanı kasir
Tâc ü tahtıyle fahreder beyler
Fahrederdi ânınla tâc ü serir


Yani, Kemal Paşazade Tavuz'u hem asrın (yüzyılın) güneşi olarak görüyor, hem de ikindi vaktinde gölgesi uzun ama ömrü kısa olan ikindi güneşine benzetiyor. Bütün beyler tac ve tahtlarıyla övünürlerken tac ve tahtın Yavuz Sultan Selim'le övündüğünü dile getiriyor.

Ve, Yavuz Sultan Selim'in naaşı, Mısır seferinden dönüşte Kemal Paşazade'nin atının ayağından sıçrayan çamurla leke olan kaftana sarılıp defnedildi.

redrock isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Forum Tasarımı:
YiğiT AKYOL(Ghost Of The Sun)
2007 TURKIYE
SoRHaDi.CoM !!
NETBiLSiS Yurtiçi Sunucularında barındırılmaktadır.

CrackerTracker Tarafından Korunmaktadır.

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:05 PM .

Bıldırcın Kuşu -
!!! - Toplistler - !!!

10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 111, 255, 23, 24, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 87, 99, 100, 101, 102, 103, 42, 43, 44, 152, 45, 46, 47, 48, 280, 79, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 90, 94, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 82, 293, 86, 84, 85, 112, 120, 107, 108, 110, 105, 91, 92, 93, 95, 106, 109, 98, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 141, 271, 145, 142, 143, 146, 195, 202, 187, 185, 157, 154, 155, 156, 159, 183, 160, 188, 161, 163, 164, 180, 181, 204, 256, 270, 189, 190, 191, 214, 206, 208, 207, 205, 198, 199, 203, 200, 194, 196, 197, 247, 209, 201, 210, 253, 211, 212, 213, 254, 215, 217, 216, 218, 219, 220, 221, 230, 231, 232, 229, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 241, 242, 243, 245, 246, 248, 249, 250, 251, 252, 257, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 267, 266, 268, 273, 269, 276, 274, 275, 279, 278, 281, 282, 283, 284, 290, 291, 288, 289, 292, 294, 295, 296, 297, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 111, 255, 23, 24, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 87, 99, 100, 101, 102, 103, 42, 43, 44, 152, 45, 46, 47, 48, 280, 79, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 90, 94, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 82, 293, 86, 84, 85, 112, 120, 107, 108, 110, 105, 91, 92, 93, 95, 106, 109, 98, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 141, 271, 145, 142, 143, 146, 195, 202, 187, 185, 157, 154, 155, 156, 159, 183, 160, 188, 161, 163, 164, 180, 181, 204, 256, 270, 189, 190, 191, 214, 206, 208, 207, 205, 198, 199, 203, 200, 194, 196, 197, 247, 209, 201, 210, 253, 211, 212, 213, 254, 215, 217, 216, 218, 219, 220, 221, 230, 231, 232, 229, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 241, 242, 243, 245, 246, 248, 249, 250, 251, 252, 257, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 267, 266, 268, 273, 269, 276, 274, 275, 279, 278, 281, 282, 283, 284, 290, 291, 288, 289, 292, 294, 295, 296, 297,

Etiketler - Komedi Dükkani - SorhAdi - Kitap Özetleri- Oyun Merkezi- WEbtasarim,WEbdizayn,webmaster- Hazir Ödev Ve Dersler Dönem Ödevleri,Dönem Ödevi Kapaği-