|
Binlerce video onbinlerce resim. Aradığın herşeyi bulabileceğin dünyaya girmek için
üye olmalısın Sen de bugün aramıza katıl, şanslı kişiler arasında yerini al ;) Eğer üye iseniz aşağıdan giriş yapabilirsiniz. |
ir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir.1)Acık Özne:B)Sözde Özne:
Cümle içinde açık bir şekilde gösterilir
*Yağmur çok şiddetli yağdı.
*Çocuk iki gündür hasta yatıyor.
*Gemi ufukta yavaş yavaş kayboluyordu.
*Geceleri bir ses uykumu böler.
2)Gizli özne:
Cümlede doğrudan yer verilmeyen ancak yüklem taşıdığı eklerden anlaşılan öznedir.
*Ertesi gün ona telefon ettim.
*Görmeyeli hemen de bizi unutmuşsun.
*Bu kıyı kasabasına her yaz gelirim.
*Kumsalda yürüyüş yapıyorlar.
NOT: Yüklemi isim olan cümlenin öznesi gerçektir.
*Siyah renkli araba satılıktır.
*Dün akşam pencereler kapalıydı.
a)Belirtisiz Nesne4.ZARF TÜMLECİ
Yükleme ne sorusu sorularak bulunur. Belirtme durum eki (--i) almamış olup yalın haldedir.
b)Belirtili Nesne
Yükleme kimi, neyi, nereyi soruları sorularak bulunur.Belirtme durum eki olmuştur.
*Bu yörede kızlarımız kilim dokur.
*Yolun kenarına kocaman kütükleri yığmışlar.
*O köpeği mahallenin çocukları da arıyordu.
*Bu şehirde tüm sokaklar seni düşünür.



|
|
#22 (permalink) |
|
ღ♥ღнαуℓαz ● кızღ♥ღ
![]() |
CÜMLENİN ÖĞELERİYLE İLGİLİ GENEL ÖZELLİKLER 1) Hiçbir öğe sözcük sayısıyla sınırlı değildir.Bir öğe,bir tek sözcükten oluşabildiği gibi birden çok sözcükten de oluşabilir. "O , dün, bize, babasıyla geldi." -Ö.- Z.T.- D.T.--- E.T. -----Y. 2) Cümlede özne,nesne,dolaylı tümleç ve zarf tümleci açıklayıcısıyla birlikte kullanılabilir. "Bir yıl kalacağım bu ili ---Siirt’i, ----çok özleyeceğim." -----B.li n. -------------Açıklayıcı. "Çocuk;sevinçle,etekleri zil çalarak,telefona koştu." ---------Z.T. ------Açıklayıcısı 3)Bir cümlede birden fazla özne,dolaylı tümleç, nesne, zarf tümleci ortak bir yükleme bağlanabilir. "Annesini,babasını,akrabalarını ve bütün arkadaşlarını görmek istiyordu." "Evde,okulda,sitede,her yerde aynı konu konuşuluyordu." 4)Öğelere ayırmada tamlamalar, deyimler ve bileşik fiiller bölünmez. "O her zaman ince eleyip sık dokurdu" (yüklem,deyimden oluşmuş) ---------------------yüklem 5)Hitaplar,ünlemler ve bağlaçlar;öğe dışı sözcüklerdir. (Bağımsız tümleçlerdir) "Arkadaşlar, beni dinler misiniz?" "Geleceğiz; fakat çok kalmayacağız." "Eyvah,çocuk düştü." 6)Şiir dizeleri ya da devrik söyleyişler,kurallı cümle biçimine çevrilirse daha kolay bulunur. *Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet, *Hürriyet, hür yaşamış bayrağımın hakkıdır. ----ö.---------yüklem 7)Soru cümleleri değişik öğeleri buldurmayı amaçlayabilir. Sorulara verilecek cevaplar hangi öğeyi oluşturuyorsa, soru cümlesi o öğeyi buldurmaya yöneliktir. "Kimi seviyorsun?" --Seni (Seni seviyorum) (Soru nesneyi buldurmaya yönelik.) "Kim yapmış?" -Babam (Babam yapmış) (Soru özneyi buldurmaya yönelik) "Nereye gidiyorsun?" -Okula (Okula gidiyorum) (Soru d.t.’yi buldurmaya yönelik) "Ne zaman geldin?" -Dün (Dün geldim) (Soru z.t.’yi buldurmaya yönelik) "Kırılan neydi?" -Bardaktı (Kırılan bardaktı) (Soru yüklemi buldurmaya yönelik) 8) “-mi” edatıyla oluşturulan soru cümlelerinde “-mi” hangi öğeden sonra gelmişse soru o öğeyi buldurmaya yöneliktir. "Bugün bize gelecek misin?"(Soru yüklemi buldurmaya yönelik) "Bugün bize mi geleceksin?"(Soru D.T.’yi buldurmaya yönelik) "Bugün mü bize geleceksin?"(Soru Z.T.’yi buldurmaya yönelik) "Sen mi bugün bize geleceksin?"(Soru özneyi buldurmaya yönelik) 9)Bir cümlede vurgulanan öğe, yüklemden hemen önce gelen öğedir. "Çocuklar,sevgiyle beslenir."(Edat tümleci vurgulu) "Cömert olmadan önce doğru olmayı bil."(B.li n. vurgulu) ![]() ![]() Sadece bana bak ! Bana yalan söyleceksen önce gözlerimle anlaş ! Ancak bu komplo beni yıkabilir, dayandığım destekler devrilir. Çirkef ”Kaf-kef” deme ne olur.. Tek başınalığın yolcusu tek Olur ![]() |
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
ღ♥ღнαуℓαz ● кızღ♥ღ
![]() |
CÜMLENİN ÖĞELERİNİ BULURKEN GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN HUSUSLAR Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir hareketi, bir durumu tam olarak bir yargı halinde anlatan kelime veya kelime gruplarına cümle denir. Cümlenin olabilmesi için bir çekimli isim veya fiili olması gerekir. “Git.”, “Öğretmenim.” Tek bir kelime oldukları halde özne ve yüklemden meydana geldikleri ve yargı bildirdikleri için cümledir. “Türk atlarının geçtiği yoldan” kelime grubu ise dört kelimeden oluştuğu halde yargı içermediği için cümle sayılmaz. Sonuna “gittik” şeklinde çekimli bir fiil getirilirse cümle olur. Cümlenin öğeleri bulunurken göz önünde bulundurulması gereken hususlar şunlardır: 1- Cümlenin temel öğeleri yüklem ve öznedir. Şayet bu öğeler yoksa o kelime grubu cümle değildir. Bu sebeple edilgen çatılı cümlelerde “Cam kırıldı.” örneğinde olduğu gibi “cam” nesne (eylemden etkilenen varlık) olduğu halde cümlenin temel öğelerinden özne bulunmadığı için özne kabul edilir ve bu tip özneler “sözde özne” olarak nitelendirilir. Şayet cümle “Cam top oynayan çocuklar tarafından kırıldı.”şeklinde olursa fiilin çatısı edilgen olduğu için kırma eylemini çocukların yaptığı söylendiği halde “top oynayan çocuklar tarafından” özne değildir; bu tür öğeler zarf tümlecidir. Bazı dil bilgisi kitaplarında bu tip öznelerden "örtülü özne" diye bahsedilmektedir. Sözde özne dışında gerçek ve gizli olmak üzere iki özne çeşidi daha vardır. Gizli özne yüklemin sonundaki şahıs ekinden hareketle bulunur. 2- Öğeler bulunurken önce yüklem, ikinci olarak özne bulunur. Daha sonra cümlede anlatılanlara göre yardımcı öğelerden nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci bulunur. Yardımcı öğelerin bulunmasında herhangi bir sıra söz konusu değildir. Ama genel olarak nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci şeklinde bir sıralama uygulanmaktadır. Yüklem ve öznenin bulunma sırasına uyulmadığı zaman hata yapma ihtimali artar. 3- Öğeleri bulurken hangi soruların yöneltileceği iyi bilinmelidir. Özne ve belirtisiz nesne “ne, kim”, belirtili nesne “neyi, kimi”, dolaylı tümleç “nereye, nerede, nereden; kime, kimde, kimden; neye, neyde, neyden ...”, zarf tümleci ise “nasıl, niçin, neden, ne zaman, ne kadar, neyle, ne şekilde, ne biçim, ne gibi, kimle, neyle ...” soruları sorularak bulunur. 4- Özne ve belirtisiz nesne yalın halde, belirtili nesne belirtme (-i), dolaylı tümleç ise yönelme (-e), bulunma (-de) ve uzaklaşma (-den) hallerinde bulunur. Fakat bazı durumlarda zarf tümleçleri de –e, -de, -den hal eklerini alabilirler. Öğelerin hangi ekleri aldıklarını bilmek büyük kolaylık sağlamakta ve birçok yanlışı engellemektedir. Özne eylemi yapanı, nesne eylemden etkileneni, dolaylı tümleç olayın geçtiği yeri ve zarf tümleci de eylemin hangi şartlarda, nasıl, ne zaman meydana geldiğini bildirir. 5- Yüklem bulunduktan sonra yükleme “ne” veya “kim” sorularak özne bulunur. Diğer öğeleri bulurken soruları özne ile yükleme birlikte sormak gerekir. Sadece yükleme sorulursa özneyi belirtisiz nesne ile karıştırma söz konusu olabilir. Bunları birbirine karıştırmamak için yüklemin belirttiği işi yapanın özne, yapılan işten etkilenenin de nesne olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. 6- Öğeleri doğru olarak tespit edebilmemiz için kelime grupları, ismin hal ekleri, fiil çatısı, fiil çekimleri, fiilimsiler, birleşik fiil, ek-fiil, cümle çeşitleri gibi dil bilgisinin diğer konuları hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir. 7- İsim cümlelerinde nesne bulunmaz. “Bu konuyu arkadaşların bilmemektedir.” cümlesinin yüklemi isim olduğu halde nesne almıştır. Yüklemi isim-fiil olan bu gibi cümlelerde nesne bulunabilir. “İlkbaharda havalar çok güzeldi.” bir isim cümlesidir, bu yüzden “güzel olan ne?” sorusuna cevap olarak verilen “havalar” öznedir. 8- İsim cümlelerinin öğelerini bulurken yüklemin çok sayıda kelimeden meydana gelebileceğini unutmamalıyız. Fiil cümlelerinin yüklemi birkaç kelimeden oluşurken isim cümlelerinde durum farklı olabilir. “Ali sınıfın en arka sırasında oturan neşeli bir öğrencidir.” cümlesinin yüklemi “en arka sırasında oturan neşeli bir öğrencidir.” kelime grubudur. Fiil cümlesinde yükleme “nasıl” sorusunu sorarsak zarf tümlecini buluruz. Buradaki cümlenin yüklemini “öğrencidir” sanarak “Ali nasıl öğrencidir?” diye bir soru sorsak “en arka sırasında oturan neşeli bir öğrencidir.” cevabını alırız. Oysa burada sıfat tamlamasının ismine soru yöneltilmiş ve sıfat grubu zarf sanılmıştır. 9- Kelime grupları öğeler bulunurken asla parçalanmaz. Aynı şekilde birleşik fiiller de bölünmez. 10- Türkçe’de cümlenin öğeleri arasında bir de edat tümlecinin varlığından söz edilir. Türü ne olursa olsun fiili niteleyen kelime veya kelime grubu cümlede zarf tümleci olarak kabul edilir. “Kitabı sizin için aldım.” cümlesindeki “sizin için” edat grubudur. ÖSS’de bu kelime grubunun cümlenin hangi öğesi olduğu sorulur ve seçenekler arasında edat tümleci de varsa tabii ki edat tümleci sayılır; ama genellikle ÖSS’de bu tip tartışmalı konular sorulmaz ya da seçenekler arasında edat tümleci verilmez. 11- Cümleden çıkarıldığı zaman anlamda bir bozukluk meydana getirmeyen kelime veya kelime gruplarına arasöz/aracümle denir. Cümlenin öğeleri bulunurken bu tip kelime ve kelime grupları cümle dışı unsur sayılır. “Kitap okuyanlardan biri, emekli öğretmen Zeki Bey, ağır ağır, yerinden kalktı.” cümlesinde “emekli öğretmen Zeki Bey” arasözdür. “Kitap okuyanlardan biri” öğesinin açıklayıcısıdır. Arasöz/aracümlelerin başında ve sonunda virgül veya tire (kısa çizgi) vardır. 12- Hitaplar da cümle dışı unsurdur. “Ey Türk geçliği! Birinci vazifen Türk istiklâl ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” cümlesinin öznesi “Ey Türk geçliği!” değil, “birinci vazifen”dir. 13- Bir başka cümle dışı unsur iki cümleyi birbirine bağlayan bağlaçlardır. “Çok anlattım ama dinletemedim” cümlesinde “ama” bağlacı cümle dışı unsurdur. Nesne, özne, dolaylı tümleç ve zarf tümleçlerini birbirine bağlayan bağlaçlar cümle dışı unsur değildir. 14- Öğeleri ayrılmış bir cümlenin unsurlarını kolayca bulabilirsiniz. Bu da öğelere doğru ayırmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. 15- Özellikle şiirlerde mısralarda önce kaç cümle olduğunu tespit etmek gerekir. Yüklem sayısı kadar cümle olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. 16- Şiirlerde unsurları ayrılan gruplar aynı öğe sayılır. 17- Devrik cümleler, kurallı cümle haline getirildikten sonra öğeleri daha kolay bulunur. Soru cümlelerinin öğeleri cevap cümlesine çevrildikten sonra daha sağlıklı bulunur. 18- Türkçe'de vurgulu öğe yüklemden önceki ilk kelimedir. "Bu şiiri törende arkadaşımız okudu." cümlesinde "arkadaşımız" vurgulanırken "Arkadaşımız bu şiiri törende okudu." cümlesinde "törende" öğesi önem kazanmaktadır. 19- "Dışarı, içeri, ileri, geri ..." gibi zarflar yüklemin yönünü belirttikleri için zarf tümleci olur. Şayet bunlar yönelme halinde olursa o zaman dolaylı tümleç olur. "Ali az önce dışarı çıktı." cümlesinde "dışarı" zarf tümleci olduğu halde ""Ali az önce dışarıya çıktı." cümlesinde "dışarıya" kelimesi dolaylı tümleçtir. Oysa iki cümle arasında anlam bakımından hiçbir fark yoktur. Bu da bize cümlenin öğelerinin aldığı ekleri bilmenin önemi göstermektedir. ![]() ![]() Sadece bana bak ! Bana yalan söyleceksen önce gözlerimle anlaş ! Ancak bu komplo beni yıkabilir, dayandığım destekler devrilir. Çirkef ”Kaf-kef” deme ne olur.. Tek başınalığın yolcusu tek Olur ![]() |
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
ღ♥ღнαуℓαz ● кızღ♥ღ
![]() |
CÜMLE ÇEŞİTLERİ 1- Yapılarına Göre Cümleler 2- Yükleminin Türüne Göre Cümleler 3- Yükleminin Yerine Göre Cümleler 4- Anlamlarına Göre Cümleler 1- YAPILARINA GÖRE CÜMLELER Yapılarına göre basit, bileşik, bağlı ve sıralı cümleler olmak üzere dört cümle çeşidi vardır. a) Basit Cümle: Tek yüklemi bulunan, tek yargı bildiren cümleler yapı bakımından basit cümledir. Basit cümleyi belirleyen tek yüklemin, tek yargının bulunmasıdır. Yüklem dışındaki diğer ögelerin sayısı önemli değildir. Basit cümleler hem isim hem fiil cümlesi olabilir. Türkçede cümleler genellikle basit yapılıdır: Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Akıllı düşman, akılsız dosttan yeğdir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Yapısında fiil ismi, sıfat-fiil, zarf-fiil veya bu tür kelimelerden yapılmış kelime grupları bulunan cümlelerde bu unsurlar bağımsız yargı bildirmedikleri için, böyle cümleler de yapı bakımından basit cümle sayılırlar: Bu kadar yolu yaya gitmek zor olabilir. Gülü seven dikenine katlanır. Ayaklarını sürüyerek yerine geçti. b) Birleşik Cümle: İçinde birden fazla yargının bulunduğu cümleler, birleşik cümledir. Bu yapıdaki cümlelerde esas yargıyı üzerinde bulunduran bir temel cümle ve bu temel cümleyi çeşitli yönlerden tamamlayan yan cümleler bulunur. Türkçede şartlı birleşik cümle, ki’li birleşik cümle ve iç içe birleşik cümle olmak üzere üç çeşit birleşik cümle vardır: Şartlı birleşik cümle: İçinde şart kipi bulunan cümledir. Şart kipi, diğer fiil çekimlerinden farklı olarak bitmiş bir hareket göstermez, bir yargı ifade etmez. Bu sebeple şart kipiyle bağımsız bir cümle yapılamaz. Bu yapıdaki cümlede şart kipini taşıyan yardımcı cümle önce, temel cümle sonra gelir. Şart cümlesi temel cümleyi genellikle şart, zaman, sebep, benzetme gibi anlamlarla tamamlar ve temel cümlenin zarfı olur: Derslerine düzenli çalışırsan sınıfını kolay geçersin. Pazar günü hava güzel olursa gezmeye gideceğiz. “Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.” (Yahya Kemâl) Ki’li birleşik cümle: Farsçadan dilimize giren ki bağlama edatıyla yapılan birleşik cümledir. Ki edatı, çekimli bir fiilden sonra gelince bağlama edatı olur. Bu cümlelerde ki edatına kadar olan kısım asıl unsur; ki edatından sonraki unsur yardımcı unsurdur. Bu sıralanış Türkçeye aykırıdır. Ki edatı çıkarılınca cümle Türkçedeki sıralanışa uyar: Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini. (Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.) Öyle insanlar vardır ki yaptıkları iyilikleri her fırsatta söylemekten zevk duyarlar. (Yaptıkları iyilikleri her fırsatta söylemekten zevk duyan insanlar vardır.) Ki’den önceki unsurun isim olması hâlinde ki, yardımcı cümleyi asıl cümleye bağlamaz, asıl cümlenin yüklemini onun isim unsuruna bağlar. Böyle cümlelerde söylenmese de anlamda bir değişiklik olmaz: Limon ki bol vitaminli bir meyvedir, kışın yetişir. (Limon bol vitaminli bir meyvedir, kışın yetişir. / Bol vitaminli bir meyve olan limon kışın yetişir.) İç içe birleşik cümle: Bir cümlenin herhangi bir görevle başka bir cümlede yer almasıyla meydana gelen birleşik cümledir. Araya giren cümle, temel cümledeki anlamı tamamlayan yardımcı cümle olarak nesne veya diğer unsurlardan birinin parçası olur: Edebiyat öğretmeni içinizde “Han Duvarları”nı okuyan var mı, dedi. Hayır, o değil, şu uzun boylu adam, dedi. c) Bağlı Cümle: Birden fazla cümlenin fakat, ama, ancak, lâkin, ve, veya gibi edatlarla bir özneye bağlanarak oluşturduğu cümledir. Her biri bağımsız cümle olan bu cümleler arasındaki ilgi, bağlama edatlarıyla kurulmakta ve pekiştirilmektedir: Konuşmayı erken öğrendim ama susmayı öğrenmem için yaşlanmam gerekti. Ölmek kaderde var,bize üzüntü vermiyor Lâkin vatandan ayrılışın ıztırabı zor. d) Sıralı Cümle: Tek başına bağımsız yargı bildiren iki veya daha fazla cümlenin bir anlam bütünlüğü içinde sıralanmasıyla kurulan cümlelerdir. Yüklemleri çekimli fiil olan sıralı cümleler, birbirinden virgül veya noktalı virgülle ayrılır: Alacağını tahsil etmek için önce telefon etmiş, sonra biriyle haber yollamış, olmayınca kendisi gitmek zorunda kalmıştı. Bu sıralı cümlede yargı taşıyan telefon etmiş, haber yollamış, zorunda kalmış yüklemlerini birbirine bağlayan –tı, kip ekidir. Sıralı cümlede önceki yargılarda bu ek tekrarlanmayıp son yargıya doğru bir bağımlılık sağlanır. Böylelikle cümlenin bitmediği de hatırlatılmış olur. Aradaki ilginin ortak cümle ögeleriyle sağlandığı sıralı cümleler bağımlı sıralı cümle; ilginin sadece anlam yönüyle kurulduğu cümleler bağımsız sıralı cümledir: Çetin, kantinde bizi bekliyormuş, hemen yanımıza geldi, kolumuzdan tutup masasına götürdü. (Özne, ortaktır.) Öğretmeni Aysel’i çağırıyordu; Aysel hiç oralı değildi2- YÜKLEMİNİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER a) Fiil Cümlesi: Yüklemi çekimli bir fiil veya fiil grubu olan cümle, yükleminin türüne göre fiil cümlesidir. Her türlü hareket, iş, oluş fiil cümleleriyle karşılandığı için fiil cümleleri isim cümlelerine göre daha çok kullanılır. Yükleminin geçişli fiil olması durumunda, fiil cümlelerinde cümlenin bütün ögeleri bulunabilir. Fiil geçişsiz olursa cümlenin nesnesi olmayacaktır. “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Önce hafiften bir rüzgâr esiyor, Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar ağaçlarda.” (Orhan Veli) Başlarını göklere çarpmaktan, genellikle cüceler korkar. (Cenap Şahabettin) Allah size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin. (Shakespeare) Mum, dibine ışık vermez (Atasözü) b) İsim Cümlesi: Yüklemi ek-fiille çekimlenmiş bir isim veya isim grubu olan cümleler, yükleminin türüne göre isim cümlesidir. İsim cümleleri, genellikle özne ve yüklemden oluşur. İsim cümlelerinin olumsuzunu yapmak için değil ve yok kelimeleri kullanılır. Ağzı var, dili yok. “Ormanlar koynunda bir serin dere Dikenler içinde sarı gül vardır.” (Rıza Tevfik Bölükbaşı) “Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin. Benim doğduğum köyler de güzeldi.” (Cahit Külebi) “Ölmek değildir, ömrümüzün en feci işi Müşkül budur , ölmeden evvel ölür kişi” (Yahya Kemal) Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.3- YÜKLEMİNİN YERİNE GÖRE CÜMLELER Yüklemin cümle içindeki yerine göre iki çeşit cümle vardır. a) Kurallı (Düz) Cümle: Türkçede asıl unsurlar sonra, yardımcı unsurlar önce geldiği için cümlenin en önemli ve asıl ögesi olan yüklem genellikle cümlenin sonunda yer alır. Yüklemi sonda olan cümle, kurallı cümledir. Cümlede özellikle belirtilmek istenen unsurlar yükleme yaklaştırılır: Kayıhan, / bu akşam / pencerenin önünde / oturuyordu. Kayıhan, / pencerenin önünde / bu akşam / oturuyordu. Bu akşam / pencerenin önünde / Kayıhan / oturuyordu. b) Devrik Cümle: Yüklemi sonda olmayan cümle, devrik cümledir. Devrik cümlelere daha çok şiir dilinde rastlanır. Günlük konuşmalarda, atasözlerinde ve deyimlerde de zaman zaman devrik cümleler görülür. Cümlede yüklemin dışındaki ögelerin yer değiştirmesi durumunda cümlenin kurallılığı bozulmaz. Ancak yüklemin yeri değişirse cümle devrik olur: “Bir kökte uzamış sarmaşık gibi Dökülmüş gerdana saçların güzel.” (Âşık Veysel) “Aya haber sal çıksın bu gece; Görünsün şöyle gönlümce.” (Cahit Sıtkı Tarancı) Sensiz kaldım bu yerde. Gülme komşuna, gelir başına. Çocuktan al haberi.4- ANL----- GÖRE CÜMLELER Anlamına göre üç çeşit cümle vardır.[indent]a) Olumlu Cümle: Yargının gerçekleştiğini bildiren cümleler, olumludur. Bu cümlelerin yüklemi varlık, olma veya bulunma bildirir: Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur. (Atasözü) Gerçek belirince yalan ortadan kalkar. (Atatürk) Para ile satın alınan sadakat, daha fazla para ile de satılır. (Seneca) Beklediğimiz haber, nihayet geldi. Yapısı bakımından olumsuz görünen bazı cümleler anlam bakımından olumludur. Cümlede iki olumsuz unsurun bulunması cümlenin anlamını olumlu yapar: Nasıl cevap vereceğini bilmiyor değildi.(=biliyordu) Allah’tan korkmayan yoktur.(=herkes korkar) Yapı bakımından olumsuz bazı cümleler soru yoluyla olumlu bir anlam kazanabilir: Siparişlerinizi getirmez olur muyum. (=getiririm) Bayrakları bayrak yapan üstündeki kan değil midir? b) Olumsuz Cümle: Yargının gerçekleşmediğini, yapılmadığını bildiren cümleler, anlam bakımından olumsuzdur. Fiilden fiil yapan –ma-, -me- olumsuzluk eki, değil edatı ve yok keli*mesi cümleleri olumsuz yapan unsurlardır: Bundan sonra kimseyi kandırmayacak. “Bu güler yüzlü adam ben değilim.” (Cahit Sıtkı Tarancı) Cebimde beş kuruş para yok. Yapı bakımından olumlu olan bazı cümleler soru ekiyle olumsuz bir anlam kazanabilir: Matematik sınavından 95 almak kolay mı? (Kolay değil.) Babamın yanında hiç, sigara içebilir miyim? (İçemem.) ne......ne bağlama edatıyla kurulan cümleler de anlam bakımından olumsuzdur. Cümlede bu unsur varsa yüklem mutlaka olumlu olmalıdır: “Ne hasta bekler sabahı Ne taze ölüyü mezar Ne de şeytan, bir günahı Seni beklediğim kadar.” (Necip Fazıl) Ne sevenim var ne soranım var. c) Soru Cümlesi: Herhangi bir şeyi öğrenmek için soru unsurlarıyla kurulan cümleler, soru cümlesidir. Soru cümleleri genellikle, soru eki mı (mi, mu, mü) ile yapılır. Ayrıca hani, hangi, kim, kaç, nasıl, ne, neden, niçin gibi soru kelimeleriyle de soru cümleleri kurulur. Soru cümlesi olumlu veya olumsuz olabilir: Doktor içeride mi? Hangi konuyu anlamadınız? Niçin bu kadar geç kaldınız? Yeni sınav yönetmeliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Üniversitemizi nasıl buldunuz? Cümlede soru eki hangi kelimeden sonra gelirse onu sorar: Aybars dün arabasıyla geldi mi? Aybars mı dün arabasıyla geldi? Aybars dün mü arabasıyla geldi? Aybars dün arabasıyla mı geldi? ![]() ![]() Sadece bana bak ! Bana yalan söyleceksen önce gözlerimle anlaş ! Ancak bu komplo beni yıkabilir, dayandığım destekler devrilir. Çirkef ”Kaf-kef” deme ne olur.. Tek başınalığın yolcusu tek Olur ![]() |
|
|
|
|
|
#25 (permalink) |
|
ღ♥ღнαуℓαz ● кızღ♥ღ
![]() |
YAZIM YANLIŞLARI Yazım Kuralları ve Türkçe’nin Doğru Kullanımı Bir yazı ile okuyucuya mesajı doğru iletmede kaynağın önemli bir rolü ve sorumluluğu bulunmaktadır. Bu yüzden mesajı ileten kişi mesajını yazılı olarak iletirken bir takım yazım kurallarına uyması gereklidir. Özellikle öğrencilerin yazı yazarken yaptıkları en önemli hata, noktalama işaretlerine uymamalarıdır. * Yazılarda noktalama işaretleri bazen hiç kullanılmamakta bazen de yerinde kullanılmamaktadır. İfadelerin doğru anlaşılması için bu kurallara özenle uyulmalıdır. * Bir bilgisayar programı kullanılarak yazılan yazılarda ise boşluk konusuna dikkat edilmelidir. Örneğin, Noktadan ve virgülden önce boşluk bırakılmamalıdır. Noktadan ve virgülden sonra boşluk bırakılmalıdır. Boşluk bırakılması unutulduğunda noktanın öncesinde ve sonrasındaki sözcükler tek bir sözcük olarak algılanmaktadır. Bu da yazıların kağıt üzerindeki düzenlemesini olumsuz etkilemektedir. Paran¤¤¤ler açılırken paran¤¤¤ öncesinde boşluk bırakılmalı, açılan paran¤¤¤le metin arasında boşluk olmamalıdır. Paran¤¤¤ler kapatılırken paran¤¤¤ öncesinde boşluk olmamalı, sonrasında ise olmalıdır. * Diğer bir hata türü yazım yanlışlarıdır. Sözcükler Türk Dil Kurumu’nun belirlediği kurallar göz önünde bulundurularak yazılmalıdır. * Yaygın olarak yapılan bir başka hata da sözcüklerin yanlış kullanımlarıdır. Örneğin “neden olmak”, “yol açmak” ve “sağlamak” gibi sözcükler çok farklı anlamları verebiliyorken aynı anlamda kullanılmaktadırlar. * Ayrıca bazı sözcüklerin Türkçe karşılıkları varken (genelde) farkında olunmadan yabancı karşılığı kullanılmaktadır. ![]() ![]() Sadece bana bak ! Bana yalan söyleceksen önce gözlerimle anlaş ! Ancak bu komplo beni yıkabilir, dayandığım destekler devrilir. Çirkef ”Kaf-kef” deme ne olur.. Tek başınalığın yolcusu tek Olur ![]() |
|
|
|