Binlerce video onbinlerce resim. Aradığın herşeyi bulabileceğin dünyaya girmek için
üye olmalısın
Sen de bugün aramıza katıl, şanslı kişiler arasında yerini al ;) Eğer üye iseniz aşağıdan giriş yapabilirsiniz.
Küstah Amerika! İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, işgalci ABD yönetimini topa tuttu
Tahran’da başlayan Bağlantısızlar Grubu İnsan Hakları ve Kültürel Çeşitlilik Konferansı’nda konuşan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın hedefinde yine ABD ve Bush yönetimi vardı.
Amerİka’nın küstahça başka ülkeleri suçladığını söyleyen Ahmedinecad, “Savaş yanlısı ülkelerin siyasetlerini sorgulamalıyız. Demokrasi adı altında başka ülkeler işgal edilmek isteniyor” dedi.
Cemalettin Taşkıran: Ahmedinecad ile İran bir uluslararası güç olarak ortaya çıktı. Dünya
kamuoyu artık bu ülkeyi daha yakından izliyor
Tuncer Kılınç: İran uluslararası haklardan yararlanarak belli manevralar gerçekleştiriyor. Bizim de bunu iyi tahlil etmemiz gerekiyor
Amerika küstahça davranıyor
Bağlantısızlar Grubu İnsan Hakları ve Kültürel Çeşitlilik Konferansı dün İran’ın başkenti Tahran’da başladı. Konferansın açılışında konuşan Ahmedinecad, Amerika’nın kendine bakmadan küstahça başka ülkeleri suçladığını söyledi. Ahmedinecad, “Dünyadaki tek kutuplu otoriter düzeni ve savaş yanlısı ülkelerin siyasetlerini sorgulamalıyız. Demokrasi adı altında ülkeler işgal edilmek isteniyor” dedi. Ahmedinejad, açılıştan sonra, konferansa katılan İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ve bazı ülkelerin dışişleri bakanlarıyla görüştü. Bugün de devam edecek konferansın, başkanlığını Küba Dışişleri Bakanı Felipe Roque yapıyor.
Türkiye de Kandil’e operasyon düzenlemeli
İran ordusu PKK’yı Kandil Dağı’nda vuruyor. Türkiye de aynı tutum içerisine girebilmeli
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, İran’ın Ahmedinecad ile önemli çıkışlar gerçekleştirdiğini belirterek, “Tahran yönetimi özellikle dış politikada dik bir duruş sergiliyor. Emperyalist Amerika’ın Orta Doğu’ya yayılmasının önündeki en büyük ülke İran. Eğer Tahran’ın bu tavizsiz duruşu olmasıydı Washington bölgede istediği gibi at oynatırdı” ifadelerini kullandı.
İran’ın terör örgütü PKK ile olan mücadelesini de değerlendiren Tantan şunları kaydetti: “Türkiye terörle mücadelede komşularıyla ve özellikle İran ile işbirliği içerisinde olmalı. Ancak bundan daha önemlisi ülkemizin tehdit olarak algıladığı konunun çıkış noktasında gerekli tedbiri almasıdır. Terörü sadece bölgesel olarak kısıtlı bir takım girişimler olarak da değerlendirmemek gerekiyor. Bilgi alış verişi olmak üzere lojistik desteğin ortadan kaldırılması son derece önemli. Tehdit her yerde Avrupa’da da var komşularımızda da.”
Sorunun kaynağı
Türkiye’nin terör konusunda ya da kendisini tehdit eden bir sorun karşısında, sorunun kaynağına kadar gitmesi gerektiğini söyleyen Tantan sözlerini şöyle tamamladı: “Ahmedinecad yönetimi şimdi PKK’nın kolu PEJAK’ı Kandil Dağı’nda vuruyor. Türkiye’de gerek bilgi konusunda gerekse operasyonel adımlar konusunda aynı tutum içerisine girebilmeli. Örgütlerin finans desteğini ortadan kaldırabilmeli. Özellikle Avrupa’dan gelen destekler konusunda bu yapılabilmeli. Operasyon olgusu sadece bir bölgeyle kısıtlanamaz. Kendinize tehdit olarak
algıladığınız her yerde bunu yapabilmelisiniz...”
Kırmızı çizgilerden taviz vermedi
Artık herhangi bir ülke, plan yapmak ya da stratejik açılım gerçekleştirmek istiyorsa
kesinlikle İran’ı hesaba katmak zorunda .
Ulusal ve uluslararası dış politika uzmanlarının üzerinde birleştikleri konu Ahmedinecad’dan sonra İran’ın dış politikasında kayda değir bir değişim oldu ve Haşimi Rafsancani dönemindeki Batı’ya yakın durma çabalarını bir kenara bırakıldı. Ahmedinecad sert retoriğinin yanı sıra taviz vermez tutumuyla hem bölgede, hem de dünyada İran’ı her zamankinden daha çok sözü dinlenir bir ülke haline getirdi. Kırıkkale Üniversitesi İktisadi İdari bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Tahran yönetiminin şahsiyetli bir dış politika yürüttüğünü söyledi. “Ahmedinecad yönetime gelir gelmez dış politikasını dünya üzerinde hissettiren bir açılıma girişti” diyen Taşkıran şunları dile getirdi:
Çarpıcı nokta...
“İran rejiminden dolayı zaten dünyada tartışılan ve bir o kadar da tartışılan bir ülkeydi. Ancak Ahmedinecad ile daha farklı bir sürece girdiler. Herşeyden önemli bir uluslararası güç olarak ortaya çıktılar. Dünya kamuoyu artık İran’ı daha yakından izliyor. Eğer içinde bulunduğumuz coğrafyada herhangi bir dünya ülkesi bir plan yapmak ya da stratejik açılım gerçekleştirmek istiyorsa İran’ı kesinlikle hesaba katıyor. İşgal ettiği Irak’tan çekilmek planları yapan ABD bile bugün bu planını hayata geçirmeden önce İran ile masaya oturuyor, bir anlamda bunun planını yapıyor. Oysa çekilme planı yapan ABD öncelikli olarak bölgedeki ortağı olarak ilan ettiği Türkiye ile konuşmalıydı. Bu hem bizim, hem de İran’ın uluslararası ilişkilerde geldiği nokta açısından çarpıcı bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.” İran’ın Ahmedinecad yönetimiyle birlikte izlediği dış politikanın temelini kırmızı çizgilerden asla taviz vermemek üzerinde oturttuğunu vurgulayan Taşkıran, “İran lideri dış politikada şahsiyetli bir duruş sergiledi, sergilemeye de devam ediyor. İran’ın ulusal çıkarları doğrultusunda belirlemiş olduğu kırmızı çizgilerinin arkasında ve asla taviz verecek gibi de gözükmüyor” diye konuştu.
Siyasi kararlılık Ahmedinecad’ın bu tavrını görenler kendisiyle masaya oturmak dışında bir şanslarının olmadığını da kısa süre içerisinde anladığını ifade eden Prof. Dr. Taşkıran, “Bizim buradan çıkarmamız gereken sonuç hiçbir küresel güçten korkmadan, kendi ulusal çıkarlarımız temsil eden kırmızı çizgilerimizin arkasında durmak. O zaman uluslararası ilişkilerde daha çok ciddiye alınıyorsunuz. Dış politikada şahsiyetli duruş çok önemli. İran bunu korkmadan yapıyor” şeklinde konuştu. İran’ın Kuzey Irak’ta terör örgütüne yönelik operasyonlarını da değerlendiren Taşkıran, Tahran yönetiminin karalı bir tavır sergilediğini söyledi.Taşkıran sözlerini şöyle tamamladı: “İran, terör örgütüne yönelik siyasi kararlılık gösterdi. PKK’ya karşı kısa mesafeli de olsa bir operasyon düzenledi. Türk ordusunun, terör örgütüne sınırötesi bir operasyon gerekli demesine rağmen bunun gerçekleştirmesini zor. Çünkü ABD ve AB eksenli politikalar buna izin vermiyor.
Ortak çıkarlarımız var
MGK eski Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, Türkiye ile İran arasındaki yakınlaşmaların dönem dönem olabileceğini, uluslararası ilişkilerde bu tür gelişmelerin normal karşılanması gerektiğini söyledi. İran ile Türkiye arasındaki yakınlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğini savunan Kılınç, uluslararası ilişkilerde ülkelerin çıkarlarını düşünmesinin son derece normal olduğunu belirtti. Kılınç şunları kaydetti: “Türkiye de bölgedeki gelişmeler karşısında ulusal çıkarlarını kesinlikle ön planda tutmalı ve bu çizgide politikalar geliştirmelidir. İran’da yönetim değişikliğiyle birlikte Ahmedinicad’ın iktidara gelmesi ve Türkiye’ye önem vereceğini açıklaması da bu çerçevede algılanmalı. Bu açıklamanın ardında mutlaka bir çıkar yatmaktadır. Türkiye ile İran arasındaki son dönem yakınlaşmaların dönemsel olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak bunun fazla da büyütülmemesi gerektiğini düşünüyorum. İran kendi ulusal çıkarları doğrultusunda uluslararası hukukunda vermiş olduğu haklardan yararlanarak belli manevralar gerçekleştiriyor. Bizim de bunu iyi tahlil etmemiz gerekiyor.”
Ortak çıkar Türkiye’nin terörle mücadele konusunda kendi ulusal çıkarlarını düşünerek hareket etmesi gerektiğini vurgulayan MGK eski Genel Sekreteri Orgeneral Kılınç, “Terörle mücadelede komşularla ortak hareket edebilir. Bu noktada İran’ın durumunu da göz önüne aldığınız zaman ortak çıkarlar söz konusu. Menfaatler ortak olduktan sonra ortak operasyon da gerçekleştirilebilir. Bunun önünde bir engel olduğunu sanmıyorum” diye konuştu.
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =)